Piyasa Ekonomisi AIDS'in Tedavisini Engelliyor - Barış Boylu

Piyasa Ekonomisi AIDS'in Tedavisini Engelliyor

Barış Boylu / Moleküler Biyoloji ve Genetik

AIDS, çağımızın vebası. Açılımı, kazanılmış bağışıklık sistemi yetersizliği sendromu/ Acquired Immune Deficiency Syndrome anlamına gelen AIDS, genellikle toplumun fakir ve eğitimsiz kesimlerini etkiliyor. Örneğin nüfusunun yüzde 80’i beyaz, yüzde 12’si Afrika kökenli olan Amerika Birleşik Devletleri’nde AIDS’e yakalanma oranı beyazlarda yüzde 45, Afrika kökenlilerde ise yüzde 36 düzeyinde seyrediyor.

Fakirler ve Çocuklar AİDS’ten Daha Fazla Etkileniyor

Dünyada 1980den beri AIDS yüzünden 20 milyon insan öldü. Bu şu an dünya üzerinde bulunan 105 ülkenin nüfusundan daha büyük bir rakam (mesela Hollanda 17 milyon, Suriye 18 milyon nüfusa sahip).Dünyada her gün 6000 kişiden daha fazla insan AİDS’e yakalanıyor ve bunların yarısından fazlası 15 yaşın altında.

Grafik 3’te görüldüğü gibi AIDS’e yakalanan insan miktarının büyüklüğü bu konunun önemini daha da arttırıyor.

Yaşayan AIDS’li sayısı
(2004)

Tahmin
Sınırlar

Toplam
39.4
35.9–44.3
Yetişkinler
37.2
33.8–41.7
Kadınlar
17.6
16.3-19.5
Çocuklar
15
2.2
2.0–2.6

2004 te AIDS’e yakalanan insan sayısı

Toplam
4.9
4.3–6.4
Yetişkinler
4.3
3.7–5.7
Çocuklar
15
0.64
0.57–0.75

AIDS’den ölen insan sayısı

Toplam
3.1
2.8–3.5
Yetişkinler
2.6
2.3–2.9
Çocuklar
15
0.51
0.46–0.60

* milyon kişi

AIDS dünyada özellikle fakir ve çaresiz insanları vuruyor. Grafik 4’te de izlenebildiği gibi AIDS en çok dünyanın en fakir bölgelerinden Sahra altı Afrika’da görülüyor. Son yıllarda gelişmiş batı ülkelerinde kontrol altına alınmakla birlikte dünyanın gelişmemiş bölgelerinde gitgide hızlanarak yayılan AIDS nedeniyle Sahra altındaki ülkelerden hepsinin nüfusunun azaldığı açıkça görülüyor.

Bölge
AIDSLİ
Yeni yakalanan
Yetişkin yakalanma oranı
Ölüm Oranı

Sahra Altı Afrika
25.4
3.1
7.4
2.3
Doğu Asya
1.1
0.29
0.1
0.051
Güney Asya
7.1
0.89
0.6
0.49
Avustralya
0.035
0.005
0.2
0.0007
Doğu Avrupa
1.4
0.21
0.8
0.060
Batı
0.61
0.021
0.3
0.0065
Orta Doğu
0.54
0.092
0.3
0.028
Kuzey Amerika
1.0
0.044
0.6
0.016
Karayipler
0.44
0.053
2.3
0.036
Latin Amerika
1.7
0.24
0.6
0.095
Toplam
39.4
4.9
1.1
3.1
* milyon kişi

İlaç Firmaları Karlarının Devamlılığı İçin Milyonlarca İnsanı Acılı ve Korkunç Bir Ölüme Mahkum Etmekten Çekinmiyor

Şimdi lütfen gözlerinizi kapatın ve bir an olsun en yakın dostunuzun, sevgilinizin ya da ailenizden birinin AIDS hastası olduğunu düşünün. Başlı başına bir felaket değil mi? Ne mutlu ki teknoloji çağında yaşıyoruz. AIDS hastalığı yok edilemese de zararı ve verdiği acı en aza indirgenebilir. AIDS ilaçları sayesinde on binlerce AIDS’li hayatına sağlıklı insanlar gibi devam edip normal bir yaşam sürebiliyor -hatta evlenebiliyor. (Geçen yıl California eyaletinde 1326 AIDS’li çift evlendi). Ama durun, hemen sevinmeyin; bu ilaçlara ulaşmakla aranızda bir engel var. Para, evet! Bir AIDS hastasının tedavisinin maliyeti ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişmekle birlikte yıllık ortalama 6000–8000$ arasındadır. Evet, işte bu çok büyük bir sorun. Eğer gelişmiş bir batı ülkesinin vatandaşıysanız ya da ekonomik olarak bu miktarı verebilecek kadar güçlüyseniz sorun yok. Ama AIDS hastalarının yüzde sekseni kişi başına düşen gayrisafi milli hâsılası 5000$ doların altında olan ülkelerde yaşıyor. Mesela nüfusunun %36,6 sı AIDS’li olan Zimbabwe’nin kişi başına düşen gayri safi milli hâsılası sadece 890$ . Yani Zimbabwe’de yaşayan normal bir vatandaşsanız size acılar içinde korkunç bir ölümden başka kurtuluş imkânı tanınmayacaktır. Bu adaletsizliğe karşı AIDS’li nüfusu fazla olan görece gelişmiş iki ülke Güney Afrika (AIDS’li hasta oranı %21) ve beş milyon AIDS’ linin yaşadığı Hindistan, pahalı ilaçlarla aynı maddelerin kullanıldığı ama fiyatları, batı ülkelerinin fakir ülkelere sattığı ilaçların %2 si ila %10 u arasında değişen ilaçlar üretmeye başladı. Böylece binlerce fakir AIDS’liye yaşama umudu doğdu. Bu ilaçlara generik ilaçlar deniyor ve orijinallerinden hiçbir farkları yok; zaten kıyamet de burada kopuyor. 1998’de Pfizer(ABD) ve Gelre Medical(Hollanda) şirketleri generik AIDS ilacı üretimine karşı çıkarak uluslararası mahkemelerde dava açtılar ve Amerika’da hükümete de baskı uygulamaya başladılar. Generik ilaç üreticileri çeşitli platformlarda kendilerini savunmaya çalıştılar. Başlıca savları:
—Bu ilaçların kullanıcılarının büyük ilaç firmalarının müşterisi olmadığı başlıca iddialarındandır. Generik ilaç üreticilerinin başlıca pazarları Botswana, Güney Afrika, Kongo ve Zimbabwe gibi fakir ülkelerdi. (Güney Afrika nispeten zengin görülebilir ancak siyah nüfusun kişi başına düşen gayri safi milli hâsılası sadece 3000$ )Dahası çok küçül istisnalar dışında generik ilaçlar gelişmiş ülkelere satılmıyordu.
—Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde ilaca ihtiyacı olan 6,5–7 milyon AIDS hastasından sadece 1 milyonu ilaçlara ulaşabiliyordu. Yani generik ilaç üretimi bir seçenek olmaktan çok bir zorunluluk ve insanlık göreviydi.
—Tüm bu iddialara rağmen generik ilaç üreticileri orijinal ilacın hak sahibi şirketine belli bir oran ödemeyi ve ilaçların çıkışından itibaren 2 yıl beklemeyi önerdi.(Normalde ilacın örjinalliğini kaybetme süresi ilaca ülkeye ve durumlara göre değişir ve 5 yıldan yüz yıla kadar uzayabilir.)

Bütün bu gerekçelere ve milyonlarca insanın ihtiyacına rağmen büyük ilaç firmaları bu öneriyi reddetti ve adeta generik ilaç üretimine karşı savaş açtı. Destekledikleri milletvekilleri aracılığıyla generik ilaç ürettimini ve satışını ülke içinde engellemeye, dahası dünya üstünde bu uygulamaya devam eden ülkelere de yaptırım uygulanmasını talep etmeye başladılar.
Her zaman olduğu gibi para yine insan hayatından önce geldi. Amerika Birleşik Devletleri önce Hindistan’a bir nota vererek generik ilaç üretimi ve ihracı kısıtlanmazsa ciddi yaptırımlar uygulayacağını açıkladı. Hindistan, nüfusu içinde AIDS’lilerin oranı nispeten düşük olduğu ve ekonomik olarak kırılgan bir dönemden geçtiği için (yerel seçimler) buna boyun eğdi ve generik ilaç üretimini kısıtladı. Sektörün vergi muafiyeti kaldırıldı ve ihracata sınırlamalar getirildi. Bu durum, tüm dünyada 100 den fazla dernek ve sivil toplum örgütünün de aralarında bulunduğu generik ilaç yatırımcılarını zor duruma düşürdü. Güney Afrika ise nüfusunun beşte birinden fazlası AIDS’li olduğu ve generik ilaç üretimi kendisinin ve komşularının ekonomik durumuna büyük katkılar getireceği içim generik ilaç üretimini kısıtlamayı reddetti. Ancak ABD Güney Afrika Cumhuriyetine uygulanan kotaları ağırlaştırdı ve yatırımlarını kısmen durdurdu. Hollanda’nın da uluslar arası tahkim kurumuna başvurması sonucunda Güney Afrika da generik ilaç üretimini kısıtlamak zorunda bırakıldı.

Paranın Ahlakı Yoktur

Tarih boyunca da görüldüğü gibi kapitalizm için önemli olan her zaman para ve daha çok para olmuştur. İşlerine geldiğinde insan hakları kavramını diledikleri gibi kullanan bu devletler ne zaman çıkarları ile çatışsa insanları boş verip karları peşinde koşmaya devam ederler. Mesela küresel ısınmanın başlıca sorumlusu olan klor içerikli gazların kullanımını kısıtlayan Kyoto protokolünü ABD kendi endüstrisine zarar vereceği iddiasıyla imzalamayı reddetmektedir. İlaç endüstrisi de insani sorumluluğuna rağmen para hırsını her türlü insanı kaygıdan daha ciddiye almaktadır.

Büyük İlaç Firmaları Aynı Zamanda AIDS in tedavisinin bulunmasını da engelliyorlar

ABD deki ve dünyadaki büyük ilaç firmaları AIDS ilaçlarının geliştirilmesine milyonlarca dolar harcamalarına rağmen AIDS’ i kökten çözecek tedavilerin ya da genetik olarak AIDS’i tedavi etme yöntemlerinin araştırılmasıyla hiç ilgilenmedikleri gibi yapılan araştırmaları da engellemeye çalışmaktadırlar. 2003 te John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Schering-Plough isimli ilaç firması üniversiteye verdiği desteği arttırma koşulu olarak araştırma dağılımında söz sahibi olmayı şart koşmuş ve bu dağılımda AIDS tedavisi araştırmalarını kısmıştır. Dahası Avrupa’da da benzeri yönde çatışmalar olmaktadır. Peki neden?
Aslında nedeni tamamen duygusal(!). İlaç firmaları, AIDS ilacı satışından günde 2 milyar dolar kazanmaktadırlar, yani AIDS’in kalıcı tedavisinin bulunması olasılığı ilaç firmalarını yıllık 730 milyar dolardan edecektir. Aynen Amerika’daki petrol lobisinin petrolden bağımsız araç ve enerji üretimi çalışmalarını durdurmaya çalışması gibi büyük ilaç firmaları da aynı nedenle, daha fazla para için generik ilaç üretimine ve IDS araştırmalarına engel olmaya çalışıyorlar. Ne kadar acı ve açık değil mi? Dahası büyük ilaç firmaları FDA (Amerika’da ilaçların ruhsatlarını veren kurum) nüfuzlarını kullanarak alternatif AIDS ilaçlarının ruhsat almasına engel olmakta ve kar amacıyla hazır olmayan ilaçlarını bile piyasaya sürebilmektedirler.