Atatürk'ün Yolunda İstanbul'dan Ankara'ya

Türk Gençliği'ni Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'de verdiği görevleri yerine getirmek için vatan savunmasında birleştirmeyi amaçlayan Türkiye Gençlik Birliği, Cumhuriyet mitinglerinin coşkusu, Mehmetçik eylemlerinin kararlılığıyla 16-19 Mayıs tarihleri arasında Atatürk'ün yolunda bağımsızlık için İstanbul'dan Ankara'ya yürüyor.



ATATÜRK'ÜN YOLUNDA GENÇLİK YÜRÜYÜŞÜ

BAĞIMSIZLIK İÇİN ANADOLU'YA GEÇİYORUZ



16 - 19 Mayıs 2008





16 Mayıs 2008 Cuma



* 09:00 - Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Buluşma (İstanbul)

* 11:00 - Atatürk Gençliği Çalıştayı (YTÜ Oditoryumu - İstanbul)

* 18:00 - Şenlik ve Konser: Erkan Oğur-İsmail Hakkı Demircioğlu, Bulutsuzluk Özlemi, Fuat Saka, Pusula (Feriköy Süleyman Seba Stadı / Şişli - İstanbul)



17 Mayıs 2008 Cumartesi



* 11:00 - Basın Açıklaması (Kocaeli - İnsan Hakları Parkı)

* 14:30 - Basın Açıklaması (Yalova - Heykel Meydanı)

* 16:00 - Basın Açıklaması (Bursa - Heykel)

* 19:00 - Şenlik ve Konser: Fuat Saka, Arif Cem, Pusula (FSM Bulvarı - Bursa)



18 Mayıs 2008 Pazar



* 11:00 - Basın Açıklaması (Bozüyük - Bilecik)

* 12:00 - Basın Açıklaması (Eskişehir - Odunpazarı Meydanı)

* 15:00 - Şenlik ve Konser: Fuat Saka, Şinasi Kula, Arif Cem, Pusula (Eskişehir - Doğançayır)



19 Mayıs 2008 Pazartesi



* 11:00 - Basın Açıklaması (Polatlı - Ankara)

* 13:00 - Basın Açıklaması (Sakarya cad. - Ankara)

* 14:30 - Anıtkabir ziyareti




-------------------------------------------------------------------------------

Yürüyüşe Katılmak İstiyorsanız Size En Yakın TGB Şubesi'ne Başvurun veya Tıklayın...

>>>Açılan penceredeki formu doldururken 'Mesajınız:' yazan bölüme 'İstanbul-Ankara Yürüyüşü'ne Katılmak İstiyorum' yazınız...

-------------------------------------------------------------------------------



Türk Milleti, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirdiği Kurtuluş Savaşıyla tam bağımsızlığını kazanarak uygar milletler arasındaki yerini almıştır.

Düşman işgali altındaki topraklarımızda tam bağımsızlık sesleri yükselmeye başlamış ve bu fikir etrafında harekete geçen aydınlar ve gençler Anadolu'yu karış karış dolaşmıştır. Böylelikle Kuvay-ı Milliye hareketi başlamıştır.



Tam bağımsız yaşama iradesiyle ayağa kalkan Türk Milleti, Atatürk'ün başkanlığında Türkiye Büyük Millet Meclisi etrafında örgütlenmiş ve Kurtuluş Savaşı vermiştir.

Yabancı devletlerin işgalinden kurtulan vatan toprağında millet iradesi egemen olmuş ve Cumhuriyet ilan edilmiştir.

20. yy'ın başında Atatürk'le yarattığımız siyasi, ekonomik ve kültürel birikim Türkiye'yi tam bağımsız kılmış ve dünya milletleri seviyesine yükseltmiştir.

Ve Cumhuriyeti her şart altında savunma görevi Büyük Önder tarafından Türk Gençliğine verilmiştir.



Türkiye'nin Atatürk'le başlayan devrimci atılımı, 1950'li yıllarda rota değiştirmiş, geride kalan 60 yılda Türkiye, 21. yüzyılın başında 1920'lerin gerisine düşmüştür.



Mustafa Kemal'in önderliğinde, Kurtuluş Savaşıyla kazandığımız bağımsızlığımız, ABD ve AB tarafından yok edilmek istenmektedir.



Türk Milleti'ni etnik temelde ve mezhep farklılıkları üzerinden bölmeye çalışan Batı, milletin birliğinin ve vatanın bütünlüğünün temeli olan Atatürk Devrimleri'ne saldırmaktadır.

PKK'ya karşı kahramanca mücadele eden Türk Ordusu'na ve AKP'ye kapatma davası açan Türk yargısına karşı emperyalizm adeta savaş açmıştır.

'Türkler soykırım yapmıştır' diyenler Batı tarafından ödüllendirilirken, ulusalcılık Emniyet raporlarında terör kapsamına alınmaktadır. Emniyet raporlarında vatansever olmak suç haline getirilmiştir.

Türkiye, ABD Dışişleri Bakanı Rice'nin deyimiyle Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında sınırları değişmesi öngörülen ülkelerin başında gelirken; Tayip Erdoğanlar, Ortadoğu'da binlerce Müslüman'ın kanını döken bu projenin Eşbaşkan'ı olmakla övünmektedirler.

AKP, türbanın üniversitelerde serbest bırakılması girişimiyle, Cumhuriyete meydan okuyarak bir hesaplaşma içinde olduğunu göstermiştir.

Sosyal güvenlik yasalarıyla çalışanların hakları gasp edilirken, zamlarla vatandaş açlığa sürüklenirken iktidar destekli hortumcu ve vurguncular ülkenin bütün kaynaklarını sömürmektedirler.





2008 yılında Türk Gençliği yine tarihi bir görevle karşı karşıyadır.

Türk Milletinin mücadele tarihinde gençliğin ayrı bir önemi vardır. Büyük toplumsal değişimlerin önünde Türk Gençliği her zaman cesurca yer almış ve bu yönüyle dünya çapında tanınmaktadır.

Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi durumda, tarih yeniden gençliğe görev yüklemektedir.

Ülkemizde ne zaman bir sorun olsa büyüklerimizin, aydınlarımızın gözleri gençliği arar. İşte o aranan gençlik yeniden tarih sahnesindedir ve görev başındadır.

Atatürk'ün fikirleri etrafında, Gençliğe Hitabe'deki görevlerimiz temelinde Türkiye Gençlik Birliği'nde birleştik ve her gün daha da büyüyoruz.

Cumhuriyet mitingleriyle başlayıp, Mehmetçik eylemleriyle doruğa çıkan süreçte Türk Gençliği yeniden milletine umut vermeye başlamış ve "gençlik apolitik" yargısı, TGB'nin kendini hissettirdiği her alanda hızla kafalardan silinmektedir.



Ve şafakta yeni bir 19 Mayıs gözükmektedir.



Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi manzarada milletimizin büyük çoğunluğu bir çıkış aramakta ve bununla birlikte gençliğin neler düşünüp, ne yaptığı büyük merak konusu olmaktadır.

Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi kriz içinde milletimize umut olmak için yola çıkıyoruz. Tam bağımsız bir ülkede yaşamanın gerekliliğine olan inancımızı milletimizle paylaşmak için yola çıkıyoruz.

Üniversitelerde, liselerde yürüttüğümüz faaliyetlerimizi, diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarımızı ve gençliğin neler düşündüğünü milletimizin bilgisine sunmak ve fikir almak üzere yola çıkıyoruz.


Kalbi vatan aşkıyla çarpan yeni Namık Kemaller, yeni Tevfik Fikretler geliyor.

Hürriyet için dağlara çıkan Jöntürkler geliyor.

Darağacında 'Yaşasın tam bağımsız Türkiye' diye haykıran Denizler geliyor.

Ve gözleri çakmak çakmak,

Yüreği kor alev

'Ya İstiklal Ya Ölüm' diyen,

Genç Mustafa Kemaller geliyor.





Türk Gençliği'ni Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'de verdiği görevleri yerine getirmek için vatan savunmasında birleştirmeyi amaçlayan Türkiye Gençlik Birliği, Cumhuriyet mitinglerinin coşkusu, Mehmetçik eylemlerinin kararlılığıyla 16-19 Mayıs tarihleri arasında Atatürk'ün yolunda bağımsızlık için İstanbul'dan Ankara'ya yürüyor.



Yürüyüşe Katılmak İstiyorsanız Size En Yakın TGB Şubesi'ne Başvurun veya Tıklayın...

>>>Açılan penceredeki formu doldururken 'Mesajınız:' yazan bölüme 'İstanbul-Ankara Yürüyüşü'ne Katılmak İstiyorum' yazınız...


ODTÜ TERÖRE MEYDAN OKUDU; 5000 ODTÜLÜ ŞEHİTLERE SAYGI YÜRÜYÜŞÜNDE BİRARAYA GELDİ!

23 Ekim 2007 Salı günü ODTÜ'de gerçekleşen “Şehitlere Saygı Yürüyüşü” , 5000'in üzerinde ODTÜ öğrencisinin katıldığı kitlesel bir eyleme dönüştü. ODTÜ tarihinin en büyük eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen yürüyüşle ODTÜ'lüler ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını feda eden şehitlerin hatırasına sahip çıktı ve teröre meydan okudu.

Şehit haberlerinin yarattığı üzüntü ve tepkiyle biraraya gelen birçok vatansever, Atatürkçü ODTÜ öğrencisi eylemin örgütlenmesinde ve idaresinde sorumluluk aldılar. Yürüyüşte, hiçbir dernek, kurum, parti, vs.. pankartları açılmadı, bu yönde sloganlar atılmadı. ODTÜ Bilim ve Ütopya Topluluğu ile ODTÜ Avrasya Toplulukları'nın yürüyüş için Rektörlükten izin alma çabaları zaman darlığı nedeniyle sonuçlandırılamadı ancak yürüyüşün huzur ve barış içinde gerçekleşmesine yönelik alınan önlemler sayesinde ve toplanan büyük kitle karşısında birtakım marjinal grupların gerginlik yaratma girişimleri amacına ulaşmadı.

ODTÜ Hazırlık E Binası önünde yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan yürüyüş, yol boyunca sürekli artan katılımla ODTÜ'nün merkezi olarak bilinen Fizik Bölümü önündeki geniş alana taşındı. Burada tekrar saygı duruşunda bulunularak İstikal Marşımız okundu ve şehit mehmetçiklerimizin yoklaması alındı. Öğrencilerin hep bir ağızdan okuduğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sinin ardından yürüyüş konvoyu Rektörlük ve ODTÜ Çarşısı güzergahından Yurtlar Bölgesine ulaştı. Burada ikinci kez yoklama alındı ve bir saatin üstünde süren eylem sonlandırıldı.

Eylem boyunca; “Vatan Sana Canım Feda!”, “ODTÜ Uyuma Şehidine Sahip Çık!” “Türk-Kürt Kardeştir, Amerika Kalleştir!”,” Türk -Kürt Kardeştir, PKK Kalleştir!”, “Kahrolsun PKK, Kahrolsun Amerika”, “ODTÜ'de PKK İstemiyoruz!”, “Hepimiz Mehmet'iz, ABD'ye Yeteriz!”, “Mustafa Kemal'in Askerleriyiz!”, “Şehidim Hakkını Helal Et Bize!” sloganları atıldı.

Eylem süresince ODTÜ TGB Temsilciliği üyeleri de etkin görevler üstlendi. Fizik önünde Gençliğe Hitabe ODTÜ öğrencisi olan Türkiye Gençlik Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Altay Sönmez tarafından okutuldu.

23 ekim (1)23 ekim (1)

23 ekim (2)23 ekim (2)

23 ekim (3)23 ekim (3)


“TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ” Kuruldu

19 Mayıs 2006

Atatürk Gençliği Görev Başında!
“TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ”
Kuruldu

Atatürk’ün Nutuk’ta gençliğe verdiği görevi yerine getireceğiz.

“Bir gün bağımsızlığı ve Cumhuriyeti savunma mecburiyetine düşersen içinde bulunduğun imkan ve şartları düşünmeyeceksin.”

Amacımız; “Birinci vazifemiz, Türk bağımsızlığını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa etmektir”

Türkiye Gençlik Kurultayı, 19 Mayıs 2006’da, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde, 40 üniversiteden 62 öğrenci topluluğunun katılımıyla toplanmış ve şu kararları almıştır.

Türkiye’nin Atatürkçü, vatansever gençliği “TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ” (TGB) adı altında birleşmiştir.
TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ Girişim Kurulu, her kurumdan bir kişinin katılımıyla seçilmiştir.
TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ Girişim Kurulu 29 Ekim 2006’da 1. Genel Kongreyi toplayacaktır.

Kurultayımızın tespitleri şunlardır.

Ülkemizin bağımsızlığı, birliği ve cumhuriyet; tarihinin en büyük tehditleriyle yüz yüzedir. Şimdi belirlenmesi gereken en açık gerçek, teslimiyetçi politikaların bağımsızlığı ve Cumhuriyeti yıkım aşamasına getirdiğidir.

ABD’nin ırak işgaliyle uygulamaya koyduğu Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’yle (GOKAP), ülkemiz ABD çıkarlarının fedaisi yapılmak istenmektedir. Bunun alt yapısını hazırlamak için de Şemdinli olayları, Danıştay’a saldırı gibi provokasyon ve komplolar düzenlenmektedir.

Avrupa Birliği masallarıyla, uluslar arası talimatlar ve uyum dedikleri sömürgeleştirme süreciyle ülkemiz esir edilmek istenmektedir.

Zaferlerle dolu olan tarihimiz “soykırım suçlusu” ilan edilerek bağımsız ve özgür yaşama geleceğimizin temellerinin yıkılması amaçlanmaktadır.

Kıbrıs’ta Türk devletinin tasfiyesi “müttefik” ve “dost” denilen, bizzat ABD ve AB tarafından yürütülmektedir.

Özelleştirmelerle vatanımızın ekonomik temeli tasfiye edilmektedir. Yetmemiş, vatan topraklarının parayla satılması bile gündeme gelmiştir.

Doğrudan hükümet eliyle tarikat ve ağalık gibi ulus dışı ilişkilerle milletimiz parçalanmak istenmektedir.

Sömürgeleştirme süreci üniversiteleri de hedef almaktadır. Gerici müdahalelerin ve halkçılık karşıtı uygulamaların yanı sıra, AB talimatlarıyla YÖK’ün merkezi yapısı dağıtılmak istenmektedir. Amaçlanan, üniversitelerin başına patronları ve tarikat şeyhlerini getirmektir. Bu noktada, Cumhuriyet üniversitelerine sahip çıkan rektörler ve öğretim elemanlarımız çeşitli tertiplerle yıpratma kampanyalarına maruz bırakılmışlardır.

19 Mayıs 1919’da, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesiyle başlattığı kurtuluş mücadelesi ve emperyalizme karşı zaferlerle kurulan Cumhuriyet, Türk gençliğinin arkasındaki en büyük tarihsel mirastır.

Atatürk bu mirası Türk gençliğine emanet ederken, bağımsızlığı ve cumhuriyeti yok etmek isteyecek düşmanların olacağını “İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır” diyerek ifade etmişti.

İşte o Büyük Nutuk’un sonundaki Gençliğe Hitabe’de belirtilen etkenler günümüz koşullarında ortaya çıkmıştır. Bir yandan bütün insanlığı karşısına alan emperyalist işgalciler, diğer yandan onun kumandasındaki iç yıkıcılık ülkemizde Atatürk’ün mirasını tehdit eder noktaya gelmiştir. Türkiye kritik bir sürecin içerisindedir. Bölücülük ve irtica, ülkemizin bütünlüğüne, Cumhuriyetin geleceğine karşı açıktan faaliyet yürütmektedir. Dayatılan, ikinci Sevr ile vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin birliği tehdit altındadır. Türkiye adeta 1919 koşullarını yaşamaktadır.

Ülkemize ve üniversitelerimize yönelen bu tehditler aynı zamanda, tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi vatansever bir gençlik birikimini de ortaya çıkartmıştır. Atatürkçü, vatansever gençlik dalgası hızla yaygınlaşarak kendini her yerde hissettirmektedir.

TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ, büyüyen bu dalganın adıdır.

TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ, Atatürk’ün Türk gençliğine verdiği görevi yerine getirmek için yola çıkmıştır.

TGB Anıtkabir önünde: TGB toplantısına katılan kalabalık grubun Anıtkabir önündeki pozuTGB Anıtkabir önünde: TGB toplantısına katılan kalabalık grubun Anıtkabir önündeki pozu


Dip Dalgası Mayıs Sayısı Çıktı!!!!

Dip Dalgası Mayıs 2006 sayısı kapağıDip Dalgası Mayıs 2006 sayısı kapağı


Bilim ve Ütopya Topluluğu Prof.Dr Alpaslan Işıklı Söyleşisi

Bilim ve Ütopya Topluluğu'nca, Prof.Dr.Alpaslan Işıklı’nın konuşmacı olarak katılacağı “Ulusalcılık “ konulu söyleşi düzenlenecektir.

Yer: MM-25 Amfisi
Saat: 15:40


23 Nisan'da Anıtkabir'deyiz...

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda ODTÜ Ulusal Bağımsızlık Cephesi olarak Ankara'daki Atatürkçü Düşünce Toplulukları ile birlikte Anıtkabir'i ziyarete gidiyoruz.

ODTÜ'de saat 12.00'da Sun Shine önünde buluşup, topluca Tandoğan Meydanı'na geçeceğiz. ODTÜ dışından gelenler saat 13.30'da Tandoğan Meydanı'nda bize katılabilirler...

Bölücülere, gericilere, işbirlikçilere karşı Mustafa Kemal bayrağını yükseltmek için hep birlikte Anıtkabir'e...

Eş, dost, arkadaş, çoluk cocuk herkes gelsin... Balonlarınızı ve bayraklarınızı da getirin.


TEMEL İLKELER BİLDİRGESİ

ODTÜ ULUSAL BAĞIMSIZLIK CEPHESİ

TEMEL İLKELER BİLDİRGESİ

1.ODTÜ Ulusal Bağımsızlık Cephesi anti-emperyalisttir.UBC Türkiye’de ve tüm dünyada Batı yayılmacılığına ve sömürgeciliğine karşı gençliğin sürekli mücadelesini savunur. Türkiye özelinde AB üyeliğine karşı çıkmak, ABD’nin Türkiye üstündeki askeri, ekonomik, kültürel ve siyasi hegemonyasını yıkmak, anti-emperyalist mücadele çizgisinin ana eksenini oluşturmalıdır. Ulusal Kurtuluş Savaşı bizim onurumuzdur, geleceğimizi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda atılan vatansever temeller üstünde yeniden inşa edeceğiz.
2.ODTÜ UBC Cumhuriyet Devrimi’nin savunucusudur. Gazi Mustafa Kemal önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Devrimi güncelliğini ve gerekliliğini yitirmemiştir. Gençlik içinde Cumhuriyet Devrimi’nin temel unsurlarına yönelik bilinç oluşturarak karşı-devrim hareketlerini bastırmak ve sindirmek, ilerici Türkiye’nin önündeki engelleri kaldırmak gerekir.
3.ODTÜ UBC Türkiye’nin ulusal bütünlüğünü yıpratacak her türlü girişimin karşısındadır. Batı emperyalizmi tarafından kışkırtılan ve desteklenen, tepkisel şovenizm ve etnik milliyetçilik biçiminde ortaya çıkan bölücü akımların karşısında ulus devlet yapısını, tam bağımsızlığımızı ve ulusal bütünlüğümüzü korumak adına en büyük ödev gençliğindir. Kardeşlik ve birliğin biricik anahtarı emperyalizme karşı beraber mücadeledir. UBC bu görevin verdiği sorumluluk bilinciyle hareket eder.
4.ODTÜ UBC laik ve halkçı bir Türkiye’den yanadır. UBC, anayasamızda belirtilen bu kavramların içini boşaltan her türlü uygulamanın karşısındadır. Din sömürücülerine ve gericilere karşı ilericiliği, gelir adaletsizliğine, yoksulluğa ve bireyciliğe karşı halkçı bir ekonomi sistemini savunur. Hukuk üstünlüğünün ve demokrasinin ancak halkın politikaya etkin katılımıyla, dolayısıyla kendini yönetme yetisine sahip çıkmasıyla gerçekleşebileceğini bilir.
5.ODTÜ UBC yabancı dilde eğitime karşıdır. Batı emperyalizminin üniversitelerdeki izdüşümü yabancı dilde eğitimdir. UBC yabancı dilde eğitim yapılan tüm üniversitelerde, etkin bir öğrenci muhalefeti oluşturmak için çalışmalarda bulunacaktır. Artık Batı egemenliğinin taşeronluğunu yapan, Batı’ya teknokrat yetiştiren üniversiteler devri kapanmalıdır.
6.ODTÜ UBC tarihimize yönelik karalamalara karşı bilimsel gerçeklerin savunucusudur. “Ermeni Soykırımı” yalanı; Mustafa Kemal’e, Cumhuriyet devrimine ve genel olarak Türk tarihine yönelik karalamalar emperyalistler tarafından kasıtlı olarak dayatılmaktadır. Ulusal Bağımsızlık Cephesi üniversitelerde bu türden karalamaların karşısında bilimsel gerçekleri savunur.
7.ODTÜ UBC Türkiye için çalışan, topluma karşı sorumluluklarının farkında olan bir üniversite yapılanmasından yanadır.Üniversiteler, halkından soyutlanmış bireysel fayda peşinde koşan insanlar, kapitalizmin çarkına dişliler yetiştiremez. Okumuş insanların görevi topluma hizmet etmektir. Bilimsel üretim toplumun çıkarları için yapılmalıdır.
8.ODTÜ UBC bütün üniversite bileşenlerinin okul yönetimine katıldığı bir üniversite yapısından yanadır.ODTÜ; öğrencisi, akademik ve idari personeli ile bir bütündür. Bu bütünün parçalarının hepsi okul yönetiminde söz sahibi olmalıdır.
9.ODTÜ UBC’de çoğulcu ve demokratik bir yapılanma egemendir. UBC ulusal bağımsızlık amacı ve Mustafa Kemal devrimleri etrafında birleşmiş üniversitelilerin ortak mücadele örgütüdür. Kararlar bütün üyelerin çağırıldığı toplantılarda alınır. Bu dokuz maddede belirtilen fikirleri benimseyen bütün ODTÜ’lüler UBC’ye katılıp kararların alınmasında ve uygulanmasında etkin roller üstlenebilirler.


ULUDAĞ UBC Kuruldu!!!

Herkese merhaba,

Ulusal Bağımsızlık Cephesi Uludağ Üniversitesi temsilciliği kurulmuştur. Uludağlı arkadaşlar örgütlenme çalışmasını yürüten Evren'e, cumok84@hotmail.com adresinden ulaşabilirler.


21 MART TOPLANTISINA ÇAĞRI

21 Mart 2006, Salı günü yapılacak toplantıda Dip Dalgası'nın gelecek sayısını ve UBC'nin önümüzdeki süreçte izleyeceği yolu tartışacağız. İstiklal-i Tam Türkiye'ye, Cumhuriyet devrimlerine ve Gazi Mustafa Kemal'in bize miras bıraktığı değerlere sahip çıkan tüm ODTÜ'lüleri bu toplantıya bekliyoruz...

Yer: Matematik Bölümü


Dip Dalgası - Mart 2006 İçeriği

  • ODTÜ’de Okutulan Tarih Kitabı Kurtuluş Savaşı’na ve Atatürk’e Saldırıyor - Mustafa Altay Sönmez
  • Onurunu Kurtaran Kıta: Güney Amerika - Kutlucan Velioğlu
  • ODTÜlünün Karar Zamanı! - Halil Duzcu
  • AB’ye Giden Şerefli Bir Yol Yoktur! - Nazik Zeynep Er
  • “The OC” Rüyasını Yaratan “Darwin’in Kabusu” Mu? - Serkan Bürken
  • Kemalizm ve Etnik Milliyetçilik - Galip Haznedar
  • Son Durak İran Olmayacak! - Doğan Güneş Susuz
  • Tübitak Başkanı Namık Kemal Pak ile Söyleşi - Şule Çivi
  • Durağan İmgenin Ölümü - Barış Boylu
  • Türkiye’nin Bu Puslu Vadisinde… - Halil Duzcu / Murat Beyazlı

  • Paylaşılmış içerik yayını