Basın Açıklamaları ve Bildiriler
Atatürk'ün Yolunda İstanbul'dan Ankara'ya
Submitted by sinan on Mayıs 8, 2008 - 23:05.
Türk Gençliği'ni Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'de verdiği görevleri yerine getirmek için vatan savunmasında birleştirmeyi amaçlayan Türkiye Gençlik Birliği, Cumhuriyet mitinglerinin coşkusu, Mehmetçik eylemlerinin kararlılığıyla 16-19 Mayıs tarihleri arasında Atatürk'ün yolunda bağımsızlık için İstanbul'dan Ankara'ya yürüyor.
ATATÜRK'ÜN YOLUNDA GENÇLİK YÜRÜYÜŞÜ
BAĞIMSIZLIK İÇİN ANADOLU'YA GEÇİYORUZ
16 - 19 Mayıs 2008
16 Mayıs 2008 Cuma
* 09:00 - Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Buluşma (İstanbul)
* 11:00 - Atatürk Gençliği Çalıştayı (YTÜ Oditoryumu - İstanbul)
* 18:00 - Şenlik ve Konser: Erkan Oğur-İsmail Hakkı Demircioğlu, Bulutsuzluk Özlemi, Fuat Saka, Pusula (Feriköy Süleyman Seba Stadı / Şişli - İstanbul)
17 Mayıs 2008 Cumartesi
* 11:00 - Basın Açıklaması (Kocaeli - İnsan Hakları Parkı)
* 14:30 - Basın Açıklaması (Yalova - Heykel Meydanı)
* 16:00 - Basın Açıklaması (Bursa - Heykel)
* 19:00 - Şenlik ve Konser: Fuat Saka, Arif Cem, Pusula (FSM Bulvarı - Bursa)
18 Mayıs 2008 Pazar
* 11:00 - Basın Açıklaması (Bozüyük - Bilecik)
* 12:00 - Basın Açıklaması (Eskişehir - Odunpazarı Meydanı)
* 15:00 - Şenlik ve Konser: Fuat Saka, Şinasi Kula, Arif Cem, Pusula (Eskişehir - Doğançayır)
19 Mayıs 2008 Pazartesi
* 11:00 - Basın Açıklaması (Polatlı - Ankara)
* 13:00 - Basın Açıklaması (Sakarya cad. - Ankara)
* 14:30 - Anıtkabir ziyareti
-------------------------------------------------------------------------------
Yürüyüşe Katılmak İstiyorsanız Size En Yakın TGB Şubesi'ne Başvurun veya Tıklayın...
>>>Açılan penceredeki formu doldururken 'Mesajınız:' yazan bölüme 'İstanbul-Ankara Yürüyüşü'ne Katılmak İstiyorum' yazınız...
-------------------------------------------------------------------------------
Türk Milleti, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirdiği Kurtuluş Savaşıyla tam bağımsızlığını kazanarak uygar milletler arasındaki yerini almıştır.
Düşman işgali altındaki topraklarımızda tam bağımsızlık sesleri yükselmeye başlamış ve bu fikir etrafında harekete geçen aydınlar ve gençler Anadolu'yu karış karış dolaşmıştır. Böylelikle Kuvay-ı Milliye hareketi başlamıştır.
Tam bağımsız yaşama iradesiyle ayağa kalkan Türk Milleti, Atatürk'ün başkanlığında Türkiye Büyük Millet Meclisi etrafında örgütlenmiş ve Kurtuluş Savaşı vermiştir.
Yabancı devletlerin işgalinden kurtulan vatan toprağında millet iradesi egemen olmuş ve Cumhuriyet ilan edilmiştir.
20. yy'ın başında Atatürk'le yarattığımız siyasi, ekonomik ve kültürel birikim Türkiye'yi tam bağımsız kılmış ve dünya milletleri seviyesine yükseltmiştir.
Ve Cumhuriyeti her şart altında savunma görevi Büyük Önder tarafından Türk Gençliğine verilmiştir.
Türkiye'nin Atatürk'le başlayan devrimci atılımı, 1950'li yıllarda rota değiştirmiş, geride kalan 60 yılda Türkiye, 21. yüzyılın başında 1920'lerin gerisine düşmüştür.
Mustafa Kemal'in önderliğinde, Kurtuluş Savaşıyla kazandığımız bağımsızlığımız, ABD ve AB tarafından yok edilmek istenmektedir.
Türk Milleti'ni etnik temelde ve mezhep farklılıkları üzerinden bölmeye çalışan Batı, milletin birliğinin ve vatanın bütünlüğünün temeli olan Atatürk Devrimleri'ne saldırmaktadır.
PKK'ya karşı kahramanca mücadele eden Türk Ordusu'na ve AKP'ye kapatma davası açan Türk yargısına karşı emperyalizm adeta savaş açmıştır.
'Türkler soykırım yapmıştır' diyenler Batı tarafından ödüllendirilirken, ulusalcılık Emniyet raporlarında terör kapsamına alınmaktadır. Emniyet raporlarında vatansever olmak suç haline getirilmiştir.
Türkiye, ABD Dışişleri Bakanı Rice'nin deyimiyle Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında sınırları değişmesi öngörülen ülkelerin başında gelirken; Tayip Erdoğanlar, Ortadoğu'da binlerce Müslüman'ın kanını döken bu projenin Eşbaşkan'ı olmakla övünmektedirler.
AKP, türbanın üniversitelerde serbest bırakılması girişimiyle, Cumhuriyete meydan okuyarak bir hesaplaşma içinde olduğunu göstermiştir.
Sosyal güvenlik yasalarıyla çalışanların hakları gasp edilirken, zamlarla vatandaş açlığa sürüklenirken iktidar destekli hortumcu ve vurguncular ülkenin bütün kaynaklarını sömürmektedirler.
2008 yılında Türk Gençliği yine tarihi bir görevle karşı karşıyadır.
Türk Milletinin mücadele tarihinde gençliğin ayrı bir önemi vardır. Büyük toplumsal değişimlerin önünde Türk Gençliği her zaman cesurca yer almış ve bu yönüyle dünya çapında tanınmaktadır.
Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi durumda, tarih yeniden gençliğe görev yüklemektedir.
Ülkemizde ne zaman bir sorun olsa büyüklerimizin, aydınlarımızın gözleri gençliği arar. İşte o aranan gençlik yeniden tarih sahnesindedir ve görev başındadır.
Atatürk'ün fikirleri etrafında, Gençliğe Hitabe'deki görevlerimiz temelinde Türkiye Gençlik Birliği'nde birleştik ve her gün daha da büyüyoruz.
Cumhuriyet mitingleriyle başlayıp, Mehmetçik eylemleriyle doruğa çıkan süreçte Türk Gençliği yeniden milletine umut vermeye başlamış ve "gençlik apolitik" yargısı, TGB'nin kendini hissettirdiği her alanda hızla kafalardan silinmektedir.
Ve şafakta yeni bir 19 Mayıs gözükmektedir.
Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi manzarada milletimizin büyük çoğunluğu bir çıkış aramakta ve bununla birlikte gençliğin neler düşünüp, ne yaptığı büyük merak konusu olmaktadır.
Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi kriz içinde milletimize umut olmak için yola çıkıyoruz. Tam bağımsız bir ülkede yaşamanın gerekliliğine olan inancımızı milletimizle paylaşmak için yola çıkıyoruz.
Üniversitelerde, liselerde yürüttüğümüz faaliyetlerimizi, diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarımızı ve gençliğin neler düşündüğünü milletimizin bilgisine sunmak ve fikir almak üzere yola çıkıyoruz.
Kalbi vatan aşkıyla çarpan yeni Namık Kemaller, yeni Tevfik Fikretler geliyor.
Hürriyet için dağlara çıkan Jöntürkler geliyor.
Darağacında 'Yaşasın tam bağımsız Türkiye' diye haykıran Denizler geliyor.
Ve gözleri çakmak çakmak,
Yüreği kor alev
'Ya İstiklal Ya Ölüm' diyen,
Genç Mustafa Kemaller geliyor.
Türk Gençliği'ni Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'de verdiği görevleri yerine getirmek için vatan savunmasında birleştirmeyi amaçlayan Türkiye Gençlik Birliği, Cumhuriyet mitinglerinin coşkusu, Mehmetçik eylemlerinin kararlılığıyla 16-19 Mayıs tarihleri arasında Atatürk'ün yolunda bağımsızlık için İstanbul'dan Ankara'ya yürüyor.
Yürüyüşe Katılmak İstiyorsanız Size En Yakın TGB Şubesi'ne Başvurun veya Tıklayın...
>>>Açılan penceredeki formu doldururken 'Mesajınız:' yazan bölüme 'İstanbul-Ankara Yürüyüşü'ne Katılmak İstiyorum' yazınız...
ODTÜ TERÖRE MEYDAN OKUDU; 5000 ODTÜLÜ ŞEHİTLERE SAYGI YÜRÜYÜŞÜNDE BİRARAYA GELDİ!
Submitted by altay on Ekim 24, 2007 - 19:51.23 Ekim 2007 Salı günü ODTÜ'de gerçekleşen “Şehitlere Saygı Yürüyüşü” , 5000'in üzerinde ODTÜ öğrencisinin katıldığı kitlesel bir eyleme dönüştü. ODTÜ tarihinin en büyük eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen yürüyüşle ODTÜ'lüler ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını feda eden şehitlerin hatırasına sahip çıktı ve teröre meydan okudu.
Şehit haberlerinin yarattığı üzüntü ve tepkiyle biraraya gelen birçok vatansever, Atatürkçü ODTÜ öğrencisi eylemin örgütlenmesinde ve idaresinde sorumluluk aldılar. Yürüyüşte, hiçbir dernek, kurum, parti, vs.. pankartları açılmadı, bu yönde sloganlar atılmadı. ODTÜ Bilim ve Ütopya Topluluğu ile ODTÜ Avrasya Toplulukları'nın yürüyüş için Rektörlükten izin alma çabaları zaman darlığı nedeniyle sonuçlandırılamadı ancak yürüyüşün huzur ve barış içinde gerçekleşmesine yönelik alınan önlemler sayesinde ve toplanan büyük kitle karşısında birtakım marjinal grupların gerginlik yaratma girişimleri amacına ulaşmadı.
ODTÜ Hazırlık E Binası önünde yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan yürüyüş, yol boyunca sürekli artan katılımla ODTÜ'nün merkezi olarak bilinen Fizik Bölümü önündeki geniş alana taşındı. Burada tekrar saygı duruşunda bulunularak İstikal Marşımız okundu ve şehit mehmetçiklerimizin yoklaması alındı. Öğrencilerin hep bir ağızdan okuduğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sinin ardından yürüyüş konvoyu Rektörlük ve ODTÜ Çarşısı güzergahından Yurtlar Bölgesine ulaştı. Burada ikinci kez yoklama alındı ve bir saatin üstünde süren eylem sonlandırıldı.
Eylem boyunca; “Vatan Sana Canım Feda!”, “ODTÜ Uyuma Şehidine Sahip Çık!” “Türk-Kürt Kardeştir, Amerika Kalleştir!”,” Türk -Kürt Kardeştir, PKK Kalleştir!”, “Kahrolsun PKK, Kahrolsun Amerika”, “ODTÜ'de PKK İstemiyoruz!”, “Hepimiz Mehmet'iz, ABD'ye Yeteriz!”, “Mustafa Kemal'in Askerleriyiz!”, “Şehidim Hakkını Helal Et Bize!” sloganları atıldı.
Eylem süresince ODTÜ TGB Temsilciliği üyeleri de etkin görevler üstlendi. Fizik önünde Gençliğe Hitabe ODTÜ öğrencisi olan Türkiye Gençlik Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Altay Sönmez tarafından okutuldu.
23 ekim (1)
23 ekim (2)
23 ekim (3)
TEMEL İLKELER BİLDİRGESİ
Submitted by altay on Nisan 9, 2006 - 22:10.ODTÜ ULUSAL BAĞIMSIZLIK CEPHESİ
TEMEL İLKELER BİLDİRGESİ
1.ODTÜ Ulusal Bağımsızlık Cephesi anti-emperyalisttir.UBC Türkiye’de ve tüm dünyada Batı yayılmacılığına ve sömürgeciliğine karşı gençliğin sürekli mücadelesini savunur. Türkiye özelinde AB üyeliğine karşı çıkmak, ABD’nin Türkiye üstündeki askeri, ekonomik, kültürel ve siyasi hegemonyasını yıkmak, anti-emperyalist mücadele çizgisinin ana eksenini oluşturmalıdır. Ulusal Kurtuluş Savaşı bizim onurumuzdur, geleceğimizi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda atılan vatansever temeller üstünde yeniden inşa edeceğiz.
2.ODTÜ UBC Cumhuriyet Devrimi’nin savunucusudur. Gazi Mustafa Kemal önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Devrimi güncelliğini ve gerekliliğini yitirmemiştir. Gençlik içinde Cumhuriyet Devrimi’nin temel unsurlarına yönelik bilinç oluşturarak karşı-devrim hareketlerini bastırmak ve sindirmek, ilerici Türkiye’nin önündeki engelleri kaldırmak gerekir.
3.ODTÜ UBC Türkiye’nin ulusal bütünlüğünü yıpratacak her türlü girişimin karşısındadır. Batı emperyalizmi tarafından kışkırtılan ve desteklenen, tepkisel şovenizm ve etnik milliyetçilik biçiminde ortaya çıkan bölücü akımların karşısında ulus devlet yapısını, tam bağımsızlığımızı ve ulusal bütünlüğümüzü korumak adına en büyük ödev gençliğindir. Kardeşlik ve birliğin biricik anahtarı emperyalizme karşı beraber mücadeledir. UBC bu görevin verdiği sorumluluk bilinciyle hareket eder.
4.ODTÜ UBC laik ve halkçı bir Türkiye’den yanadır. UBC, anayasamızda belirtilen bu kavramların içini boşaltan her türlü uygulamanın karşısındadır. Din sömürücülerine ve gericilere karşı ilericiliği, gelir adaletsizliğine, yoksulluğa ve bireyciliğe karşı halkçı bir ekonomi sistemini savunur. Hukuk üstünlüğünün ve demokrasinin ancak halkın politikaya etkin katılımıyla, dolayısıyla kendini yönetme yetisine sahip çıkmasıyla gerçekleşebileceğini bilir.
5.ODTÜ UBC yabancı dilde eğitime karşıdır. Batı emperyalizminin üniversitelerdeki izdüşümü yabancı dilde eğitimdir. UBC yabancı dilde eğitim yapılan tüm üniversitelerde, etkin bir öğrenci muhalefeti oluşturmak için çalışmalarda bulunacaktır. Artık Batı egemenliğinin taşeronluğunu yapan, Batı’ya teknokrat yetiştiren üniversiteler devri kapanmalıdır.
6.ODTÜ UBC tarihimize yönelik karalamalara karşı bilimsel gerçeklerin savunucusudur. “Ermeni Soykırımı” yalanı; Mustafa Kemal’e, Cumhuriyet devrimine ve genel olarak Türk tarihine yönelik karalamalar emperyalistler tarafından kasıtlı olarak dayatılmaktadır. Ulusal Bağımsızlık Cephesi üniversitelerde bu türden karalamaların karşısında bilimsel gerçekleri savunur.
7.ODTÜ UBC Türkiye için çalışan, topluma karşı sorumluluklarının farkında olan bir üniversite yapılanmasından yanadır.Üniversiteler, halkından soyutlanmış bireysel fayda peşinde koşan insanlar, kapitalizmin çarkına dişliler yetiştiremez. Okumuş insanların görevi topluma hizmet etmektir. Bilimsel üretim toplumun çıkarları için yapılmalıdır.
8.ODTÜ UBC bütün üniversite bileşenlerinin okul yönetimine katıldığı bir üniversite yapısından yanadır.ODTÜ; öğrencisi, akademik ve idari personeli ile bir bütündür. Bu bütünün parçalarının hepsi okul yönetiminde söz sahibi olmalıdır.
9.ODTÜ UBC’de çoğulcu ve demokratik bir yapılanma egemendir. UBC ulusal bağımsızlık amacı ve Mustafa Kemal devrimleri etrafında birleşmiş üniversitelilerin ortak mücadele örgütüdür. Kararlar bütün üyelerin çağırıldığı toplantılarda alınır. Bu dokuz maddede belirtilen fikirleri benimseyen bütün ODTÜ’lüler UBC’ye katılıp kararların alınmasında ve uygulanmasında etkin roller üstlenebilirler.
Türkçe Eğitime Geçiş İçin Öğrenci Bildirgesi
Submitted by altay on Aralık 16, 2005 - 05:49.- Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçe’dir. Türkçe eğitim anayasal hakkımızdır.
- Yabancı Dille Eğitim, yarı-sömürge ülkelere özgü çağdışı bir uygulamadır. Kemalist devrimlere aykırı olan bu uygulama, tam bağımsızlık ilkesiyle de çelişir.
- Türkçe’nin bir bilim dili olarak kabul görmesi ve yaygınlaşması, Türkçe yayınların çoğalması için yabancı dille eğitimden derhal vazgeçilmelidir.
- Yabancı dille eğitim, öğrencilerin Türkçe’den, dolayısıyla halkın gerçeklerinden kopmasına ve düşünce evreninin sınırlarını yetkin olmadığı bir dilin sınırlarıyla çizmesine neden olur.
- Yabancı dille eğitimin bize dayattığı ezberci yaklaşımı reddediyoruz; sorgulayıcı, eleştirel düşüncenin gelişimi ve bilimsellik adına ODTÜ'de ve tüm öğretim kurumlarında Türkçe eğitime geçilmelidir.
- Sözcükler eylemlerdir. Düşüncenin dille koşut geliştiği olgusunu, İngilizce eğitim dayatmasıyla yok saymak, düşünmeyen, sorgulamayan; emperyalizmin çıkarlarına boyun eğen nesiller yaratır.
- Üniversitelerde etkin ve nitelikli çeviri büroları kurulmalı, mütercim-tercümanlık bölümlerinin öğrenci sayısı artırılmalı, bu yolla yabancı kaynakları eserlerin Türkçe’ye ve Türkçe eserlerin
yabancı dillere çevrilmesi kolaylaştırılmalıdır. - ODTÜ’nün yetkin öğretim üyeleri ve üniversite sınavlarında üstün başarı göstermiş öğrencileri İngilizce eğitimin kısıtlayıcılığına tutsak edilemez. Üniversitemizin nitelikli eğitim ortamının ve fiziki olanaklarının verimli kullanımı için tüm bölümlerde Türkçe eğitime geçilmelidir.
- ODTÜ’de yabancı öğrencilerin oranı artırılmalı, Kemalist devrimin ilkeleri gözetilerek, emperyalizmin tehdidi altında yaşayan dost ülkelerden öğrenciler en iyi olanaklarla ülkemizde okutulmalıdır. Türkiye, AB-ABD eksenli siyaseti terk etmeli, uluslararası alanda var olma savaşımı vermelidir. Kendi üniversitelerimizde yabancı öğrencilere İngilizce eğitim vermenin bu savaşıma hiçbir faydası dokunmaz. Eğitim dili yabancı öğrenciler için de Türkçe olmalıdır.
- Yabancı dille eğitim, yabancı dil öğretmenin yolu değildir.
Boğaziçililere Çağrı - Emperyalizmin Çıkarları Uğruna Tarihimizin Karalanmasına İzin Vermeyin!
Submitted by altay on Aralık 16, 2005 - 05:35.BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTELİLERE ÇAĞRI-
EMPERYALİZMİN ÇIKARLARI UĞRUNA TARİHİMİZİN KARALANMASINA İZİN VERMEYİN!
Batı emperyalizminin siyasi kaygılarla bugüne taşıdığı ve Türk ulusuna dayattığı gerçek dışı "Ermeni Soykırımı" iddalarını, bilimselliği gözardı eden, şoven ve anti-demokratik bir çizgide gündeme getireceği açık olan "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri" başlıklı konferansı kınıyoruz. Boğaziçi Üniversitesi mezunlarını, akedemisyenlerini ve öğrencilerini ulusal duruş sergilemeye, Boğaziçi Üniversitesi'nde 23-25 Eylül tarihleri arasında yapılması tasarlanan bu konferansa karşı, demokratik ve barışçıl çerçevede tepki göstermeye çağırıyoruz.
Türkiye'yi uluslarası kamuoyu karşısında zora düşürmek amacını güden bu girişim, Türk ulusuna açık bir hakaret ve meydan okumadır. Üniversitenin asıl sahipleri siz öğrenciler, Boğaziçililer, halklar arasına nefret tohumları eken, ölüm ve kan kültüründen beslenen işbirlikçi-hainlerin tarihimizi karalamasına izin vermeyin. Batılı emperyalistlerin Türkiye'nin bu saygın üniversitesi üzerinden çıkar sağlamasına, Ermeni Soykırımı denen uluslararası yalanı salt gerçeklikmiş gibi öne sürmesine engel olun. Türk halkı, adaletsizliğe ve emperyalizm yardakçılığına karşı direnen öğrencilerini sevgiyle anacaktır.
ODTÜ
ULUSAL BAĞIMSIZLIK
CEPHESİ
Yücel Aşkın'a Destek - Basın Açıklaması 27.10.2005
Submitted by altay on Aralık 16, 2005 - 05:01.27.10.2005
Cumhuriyet Üniversiteleri Değil
AKP Hükümeti Yıkılacak!
Basına ve Kamuoyuna,
Bilindiği gibi Van 100. yıl Üniversitesinin Rektörü Sn. Prof. Dr. Yücel Aşkın, Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in düzenlediği bir komplo sonucu bütün hukuki prosedür çiğnenerek tutuklanmıştır. Göreve geldiği andan itibaren, 100. Yıl Üniversitesi’nde ve Van’da örgütlenmiş bulunan tarikatlara ve gerici odaklara karşı yılmadan mücadele veren bu Atatürkçü bilim adamına yapılanlar aslında AKP hükümetinin Cumhuriyete ve onun üniversitelerine yönelttiği saldırıların somut bir örneğidir. Bu saldırı ayrıca emperyalist AB’nin Cumhuriyet üniversitelerini yıkım projesinin de bir parçasıdır. AB şefleri Cumhuriyet Devrimi konusunda kararlı üniversitelerin yıpratılmasını istemektedir.
3 Kasım 2002 seçimlerinden bu yana, her bulduğu fırsatta Cumhuriyetin kaleleri olan üniversitelerimizi medreseleştirmeye teşebbüs eden bu hükümete, Türkiye’nin ulusalcı ve laik güçleri bugüne kadar geçit vermemiştir. YÖK yasasını değiştirmeye çalışan, üniversitelerde AKP kadrolaşmasını sağlamaya çalışan, İmam Hatip mezunlarını üniversitelere alarak şeriat eğitimi almış bu kişileri devletin hakimi, valisi, emniyet müdürü yapmayı amaçlayan bu örümcek kafalı güruhun gücü, Van 100. Yıl Üniversitesinin Rektörü’nü görevden almaya yetmeyecektir.


